Prostat Biyopsisi ve Tanı Yöntemleri

Prostat biyopsisi, prostat sağlığının değerlendirilmesinde kritik bir tanı yöntemidir. Özellikle yükselen PSA değerleri veya rektal muayenede saptanan şüpheli bulgular, prostat kanseri riskini belirlemek amacıyla bu süreci gerekli kılar. Hastalığın erken teşhisi ve doğru tedavi planlaması için uzman hekimlerce yapılan detaylı değerlendirme büyük önem taşır. Konya’da yer alan kliniğimizde, Doç. Dr. İbrahim Buldu yönetimindeki ekibimizle, hastalarımıza en güncel tıbbi yaklaşımları sunuyoruz.

Prostat Biyopsisi Neden Yapılır?

Prostat biyopsisi genellikle, kan testlerinde PSA değerlerinin normalin üzerinde çıkması veya fiziksel muayenede prostatta anormallik hissedilmesi durumunda önerilir. Ailede prostat kanseri öyküsü veya daha önceki testlerde şüpheli bulgular da biyopsi kararını etkileyebilir. Bu göstergeler, kapsamlı bir ürolojik incelemeyi zorunlu kılar.

Tanı Yöntemleri ve Süreç

Prostat biyopsisi, genellikle ultrason rehberliğinde, şüpheli alanlardan doku örnekleri alınarak gerçekleştirilir. Transrektal veya transperineal gibi yöntemler kullanılabilir. Alınan örnekler patoloji uzmanları tarafından detaylıca incelenir. Bu inceleme, kanser hücrelerinin varlığını, tipini ve derecesini belirleyerek hastalığın seyri hakkında önemli bilgiler sağlar. Doç. Dr. İbrahim Buldu kliniği olarak Konya’da, hastalarımıza güvenilir tanı yöntemlerini sunmaktayız.

Uzman Desteği ve Güvenilir Yaklaşım

Prostat biyopsisi ve sonrası süreç, hastalar için kaygı verici olabilir. Bu aşamada, deneyimli bir üroloji uzmanının rehberliği hayati önem taşır. Kliniğimiz, Doç. Dr. İbrahim Buldu liderliğinde, bilimsel verilere dayalı, hasta odaklı ve güvenilir bir hizmet anlayışıyla çalışır. Her hastanın durumu bireysel olarak değerlendirilerek en uygun tanı ve takip stratejileri belirlenir. Sağlığınız için her zaman yanınızdayız.